Yıl 3, Sayı 19, Agustos 2009
Bugün:
TechTürk Nedir?   |  Eski Sayılar   |  Yazı Yollamak İstiyorum   |  TSO   |  İletişim   |  Anasayfa

Hoşgeldiniz!

Yeni bir eğitim-öğretim yılı daha başladı Georgia Tech’te. Yaklasik otuz yeni arkadaşımız için heyecanlı bir başlangıç olan bu yıl, benim için ise çok güzel geçen bir doktora hayatının son senesi olacak büyük ihtimalle. Büyük ihtimalle diyorum; çünkü bir doktora öğrencisi için mezuniyet tarihi, Türkiye’nın AB üyeliğine giriş kadar belirsiz olmasa da yine de tahmini zor bir zamandır.

Tech-Türk’un bu sayısında sizleri birbirinden güzel yazılarla başbaşa bırakmadan önce birazcık TSO promosyonu yaparak bu yaz yaptığımız yepyeni aktivitelerden ve önümüzdeki dönemdeki planlarımızdan bahsetmek istiyorum.

 



Birçok kişi stajda veya tatilde olduğu için yaz dönemleri genellikle TSO’nun da dinlenme vakti olurdu. Fakat, bu yıl artık ekonomik krizden midir bilinmez ama çoğu arkadaşımızın Atlanta’da olduğunu görünce, biz de boş durmak istemedik.

Hadise’nin çok erken piyasaya sürülüp heyecanı kaybettirilen Dum Tek Tek’ini desteklemek ve Avrupa’dan gelen diğer öğrencilerle yarışma atmosferini birlikte yaşamak için Eurovision yarışmasını 10th and Home Activity Room’da birlikte izledik. Bebek yüzlü kemancı Alexander Raybak’in Fairy Tale’i daha kulaklarımızdan silinmeden bir Hint masalına uzandık. Mermerleri Türkiye’den alınarak yapılmış ve binlerce insanın el emeği sonucu işlemelerle son halini almış Hint tapınağını rehber eşliğinde gezerek, Georgia Tech’te sıkça karşılaştığımız Hintli arkadaşlarımızın dünyalarına biraz olsun girmiş olduk.

Gezelim-görelim tipi aktivitelere olan ilgiyle kendimizi Tennessee’de Ocee nehrinin serin sularında rafting yaparken bulduk. Atlanta’ya 2.5 saat mesafede olan bu doğal güzelliğe ulaşım ve öğle yemeği TSO’nun katılımcılara hediyesi oldu. 2012 Londra olimpiyatlarına yeni bir dal olarak eklenmesi için birçok kampanyanın düzenlendiği, Amerika’nın en popüler oyunlarından Poker turnuvasıyla yaz dönemini bitirdik.

Bir TSO geleneği olan ve Türk misafirperverliğinin bizim neslimizde de yaşatıldığının en önemli göstergesi olan karşılamaları devam ettirdik. Yirmi yeni arkadaşımızı havaalanından karşılayıp yerleşmelerine yardımcı olduk. Umarız onlar da önümüzdeki senelerde kendilerinden sonra gelenlere bu güzel geleneği aktaracaklardır. Bir öğrenci velisinden gelen email özellikle Türkiye’deki ailelerimizin içlerinin rahat etmesi açısından bu karşılamaların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. “Bendeniz (...)’un babasiyim. Öncelikle misafirperverliğiniz için çok teşekkür ederim.”

Sözü fazla uzatmadan birinci dönem için planlanan aktivitlerden de kısaca bahsedeyim. İlk olarak Eylül’un ilk haftasında yeni döneme Welcome Party ile merhaba diyeceğiz. Bu yıl konserin yanısıra , folklor gösterisi ve Türkiye’de yılın dansı olan kolbastı eşliğinde birbirinden lezzetli yemeklerle kampüs içindeki small amphitheather’da buluşuyoruz. Önceki yıllarda yaklaşık 200 kişinin katıldığı ve adeta bir düğün havasında geçen bu en büyük aktiviteye özellikle yabancı arkadaşlarınızı davet etmenizi rica ediyoruz. Bu davette o gece servis edilecek baklavalardan da bahsederseniz ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.

Geçen yıl taraftarlara büyük heyecan yaşatan ve çeyrek finale ulaşan takımımız Alaturka FC bu sene de TSO’yu temsilen turnuvada yer alacak. Yeni takviyelerle çok daha güçlü olacağına inandığımız takımımız ile ilgili haberleri yine www.alaturkahaber.com’ dan takip edebileceksiniz.
10 Kasım’da Atamız’i anacağımız bir program yapacağız. Henüz ismi kesinleşmeyen önemli bir konuşmacıyı da o akşam sizlerle buluşturmayı ve memleket meselelerini birlikte demokratik ve saygılı bir atmosferde tartışmayı istiyoruz. ‘Dinner and Bowling’ geceleri ve Türk-Yunan-İran öğrenci organizasyonlarının birlikte evsahipliği yaptığı taverna partisi derslerin stresini atacağımız diğer aktivitelerimiz olacak. Tabi ki sizden gelen başka önerilerle çok daha fazlasını yapabiliriz.

Son olarak yeni bir projemizden bahsederek yazımı tamamlıyorum. Türkiye’nın yurtdışındaki imajı hepimizin bildiği üzere istediğimiz gibi değil. Özellikle lobi faaliyetlerinde ve tanıtımda geri kaldığımız için ülkemiz başka gruplar tarafından yanlış şekilde tanıtılıyor veya hiçbir şekilde tanıtılmıyor. Bu sorunun çözümüne elimizden geldiğince katkıda bulunmak amacıyla Atlanta’daki lise öğrencilerini hedefleyen bir tanıtım kampanyasına hazırlanıyoruz. Kampanya boyunca her yıl Atlanta’nin önde gelen en az beş lisesine giderek, orada büyük bir öğrenci katılımıyla gerçekleşecek konferanslar düzenleyerek Türkiye’yi anlatmayı planlıyoruz. ‘Sizin ülkenizde kızların okula gitmesi serbest mi, deveye mı biniyorsunuz, Arapça mı konuşuyorsunuz?’ türünden soruları duyduğumuzda sinirlenmekten öte bir tepki vererek elimizi taşın altına sokmak istediğimiz bu projede bizlere destek olmak isteyen tüm arkadaşlarımızı TSO ile iletişime geçmeye davet ediyoruz.

Tüm okuyucularımıza mutluluklar dilerim.

Hazırlayan: Ozan Gözbaşı

Yazara yorum yollamak icin...